YENİ TÜRK TİCARET KANUNA GÖRE ANONİM ŞİRKET YÖNETİM KURULUNUN YAPISI VE ÜYELERİNİN NİTELİKLERİ
Özet
Y.T.T Kanunu, anonim şirket yönetim kurulunun yapısına
ve işleyişlerine yönelik birçok düzenleme ve yenilik getirmektedir.
Yönetim kurulu üyelerinin paysahibi olmaları zorunluluğunun ortadan kaldırılması,
tek kişilik yönetim kuruluna olanak sağlanması, tüzel kişilerin tüzel kişilik
olarak yönetim kuruluna seçilmesi, üyelerin belirli bir sınırının yüksek
öğrenim görmüş olanlardan seçilmesi bunlara örnek olarak gösterilebilir.
Bu düzenlemelerin, profesyonel yönetime faydaları ve şirketlerin kurumsallaşmalarına etkileri uygulama ile birlikte daha net bir şekilde ortaya
çıkacaktır.
İşte bu çalışmada, 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nun
anonim şirket yönetim kurulunun oluşumuna ve üyelerine ilişkin düzenlemeleri üzerinde durulmaktadır.
GİRİŞ
13 Ocak 2011 tarihinde kabul edilen ve 14 Şubat 2011 tarih ve 27846
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu YTTK anonim şirket yönetim kurulunu, hem yapısal hem de işlevsel
yönden kurumsal yönetim kurallarını da gözeterek, yeni hükümlerle düzenlemiş; bunu yaparken profesyonel yönetimi ve tam şeffaflığı özenle
dikkate almıştır. Ayrıca, özellikle yabancı sermayeli şirketlerde, yönetim kurulu toplantılarının yapılabilmesini kolaylaştırmak amacıyla, toplantı-
ların elektronik ortamda yapılabilmesi olanağını getirmiş, yine,yönetim kurulu üyelerinin özen yükümlerini nesnel, adil ve uygulanabilir kurallara bağlamıştır
Bu nedenle, Y.T.T Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile birlikte, anonim şirket yönetim kurulunun yapısında ve çalışma tarzında birçok
yenilik ve uygulamaya geçirilecektir.
Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirketlere yönetim kurulu düzeyinde getirdiği bu yeniliklere örnek olarak
profesyonel yönetimi sağlamak amacıyla
yönetim kurulu üyelerinin paysahibi olmaları zorunluluğunun kaldırılması;
azlığa yönetim kurulunda temsil hakkı;
yönetim kurulu üyelerinin görevleri sırasında şirkete kusurlarıyla verecekleri zararın sigorta ettirilmesi;
borca batıklıkta önlemler gösterilebilir.
Ancak, yeni TTK’nın yönetim kuruluna ilişkin düzenlemelerini tek bir çalışmaya sığdırmak mümkün değildir.
Dolayısıyla,bu çalışmamızda, 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre anonim
şirket yönetim kurulunun oluşumu, üyelerin nitelikleri, yönetim kurulunda temsil ve zarar sigortası, yeri geldikçe 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu
hükümleri ile karşılaştırmalı olarak ele alınacaktır.
YENİ TTK’YA GÖRE YÖNETİM KURULU ÜYE SAYISI
Bilindiği üzere, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (Eski TTK)’nın 312.
maddesinde “Anonim şirketlerin esas mukavelesiyle tayin veya umumi
heyetçe seçilmiş en az üç kişiden ibaret bir idare meclisi bulunur.
İdare meclisi pay sahibi aza ortaklardan oluşur. Ancak pay sahibi
olmayan kimseler aza seçildikleri takdirde bunlar pay sahibi sıfatını kazandıktan sonra işe başlayabilirler.
Pay sahibi olan hükmi bir şahıs idare meclisi azası olamaz.
Fakat hükmi şahsın temsilcisi olan hakiki şahıslar idare meclisine aza seçilebilirler.” denilmekte idi.
Oysa, YTTK’nın 359. maddesinin birinci fıkrasında;
“Anonim şirketin, esas sözleşmeyle atanmış veya genel kurul tarafından seçilmiş, bir veya daha
fazla kişiden oluşan bir yönetim kurulu bulunur.” hükmüne yer verilmiştir.
Dolayısıyla, Eski TTK’nın öngördüğü “yönetim kurulunun en az üç üyeden oluşacağına” dair zorunluluğa karşılık, Yeni TTK, “bir üyeli yönetim
kurulu”nun oluşumuna olanak sağlamıştır.
Dolayısıyla, Yeni TTK, yönetim “Tek kişi ile kurul ifadesini çelişki yaratabileceği de düşünülmemelidir. Çünkü buradaki “kurul” kelimesi birden ziyade kişiden çok, “organ”a işaret etmektedir. Modern şirketler hukuku anlayışında kurulun birden çok kişi anlamı gün geçtikçe vurgusunu yitirmektedir.
Tek üyeli yönetim kurulu bir çok komite ve komisyonla birlikte çalışıp bir yönetim örgütü
oluşturabilir.” Bkz. Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No: 1/324, S. Sayısı: 96
kurulunun oluşumu için tek üyenin varlığını yeterli görmüştür. Bunun sebebi, bir taraftan, sistemde tek paysahipli anonim şirkete yer verilerek
birçok AB ülkesinin aynı kuralı uygulamakta olması dolayısıyla AB hukuku ile uyum sağlanması, diğer taraftan da, küçük anonim şirketler ile
ana şirketlerde, daha kolay yönetme yöntemlerinin uygulanmasına olanak tanınmasıdır. hakikaten, bu kural, esneklik ve kolaylık sağlayacağı ve özellikle topluluk oluşturulmasında, kurumsallaşmada ve hatta profesyonelleşme ile bölünmelerde yararlı olacağı düşünülerek getirilmiştir
Yine, ETTK’nın öngördüğü “yönetim kurulu üyelerinin paysahibi olmaları”na ilişkin gereksiz zorunluluk YTTK’da terkedilmiş, paysahibi
olmayan kişilerin de yönetim kurulu üyesi olarak seçilmelerine ve görev
yapmalarına imkan sağlanmıştır. Böylece hem az ortaklı anonim şirketlerde çok üyeli yönetim kurulu oluşturulmasına olanak tanınmış, hem de
yapay hile-i şer’iye olan çözümlere başvurulmadan, uzman ve profesyonel yönetim kurullarının kurulabilmesinin yolu açılmıştır
Bunun yanında, YTTK, “temsile yetkili en az bir üyenin yerleşme yerinin Türkiye’de bulunması ve Türk vatandaşı olması”nı şart koşmuştur (YTTK, m.359/f.1).
Bu nedenle, yönetim kurulunun tek üyeden oluşması durumunda bu üyenin, birden fazla üyeden oluşması durumunda ise temsile yetkili en az
bir üyenin Türk vatandaşı olması ve Türkiye’de bulunması şarttır.
Bu şartın sebebi; işlem kolaylığını sağlamak, hukukî ve cezaî sorumluluğa ilişkin hükümlere uygulanabilirlik kazandırmak ve şirketin, paysahiplerinin, alacaklıların menfaatlerini korumaktır
Buna karşılık, pay senetleri borsada işlem gören anonim şirketler için, kurumsal yönetim ilkelerinin bir gereği olarak uygulanmaya başlayan tarafsız/bağımsız üye uygulamasına ilişkin herhangi bir düzenlemeye YTTK’da yer verilmemiştir.
Çünkü, bu sistem kapalı anonim şirketler için önerilmemiş, bu şirketler yönünden bir ihtiyaç da gösterilmemiştir
YENİ TTK’YA GÖRE TÜZEL KİŞİLERİN YÖNETİM KURULU ÜYELİĞİ
YTTK, gerçek kişiler yanında, tüzel kişilerin de, tüzel kişilik olarak yönetim kurulu üyeliğine seçilmesine olanak getirmiştir(YTTK, m.359/f.2).
Ancak, Kanun, böyle bir durumda, tüzel kişiyle birlikte, bu tüzel kişi tarafından belirlenen ve tüzel kişi adına yönetim kurulunda bulunacak
olan bir gerçek kişinin de tescil ve ilân olunmasını, bu tescil ve ilânın yapılmış olduğunun ayrıca şirketin internet sitesinde hemen açıklanmasını
zorunlu tutmuştur(YTTK, m.359/f.2).
Tüzel kişi yönetim kuruluna bizzat gelemeyeceği için toplantıya katılacak olan gerçek kişi onun tarafından
belirlenecek ve onun adına tescil ve ilân olunacaktır.
Toplantılara ise anılan gerçek kişi katılıp oy kullanacaktır.
Ancak, kullanılan oy tüzel kişinin olacaktır. Tescil, bu yönüyle, tüzel kişinin üyeliğini söz konusu gerçek kişinin
kişiliğinde somutlaştırıp belirgin konuma getirmekte ve bu yönden kurucu bir etkiye sahip bulunmaktadır.
İlan ise bunu üçüncü kişilere bildirir. Ayrıca tescil ve ilân keyfiyeti şirketin web sitesinde de yayımlanacak ve bilgi
toplumu hizmetlerinin gereği yerine getirilecektir.
Anılan fıkra hükmü gereği, yönetim kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişi, sadece bir gerçek kişiyi tescil ve ilan ettirebilir, yoksa başka bir tüzel
kişiliği tescil ve ilan ettiremez. Ve, yönetim kurulu toplantılarına, sadece bu tescil ve ilan edilen kişi katılıp oy kullanır,
başkası katılamaz(YTTK, m.359/f.2).
Bu manada, tüzel kişinin yönetim kuruluna her toplantıda farklı kişileri yollayarak kurulun çalışmasını ve istikrarını bozması de engellenmiş olmaktadır.
Tüzel kişilerin yönetim kurulu üyeliğine seçilebilmesine olanak sağlayan bu düzenlemenin altında yatan temel düşünce, tüzel kişinin yönetim
kurulu üyesi olarak sorumlu tutulmasının yolunun açılarak şirkete, paysahiplerine ve alacaklılara güvence verilmesidir. Yine, yıllardır hukukumuza
hâkim olan bir tüzel kişinin yönetim kurulunda birden çok temsilciye sahip ve birden çok oyu haiz olmasına ilişkin teoriye ve dogmatiğe aykırı, menfaatler dengesini bozan uygulama da son bulacaktır.
Çünkü, her üye gibi tüzel kişi de yönetim kurulunda bir oy hakkına sahip olacaktır.
Yeri gelmişken, tüzel kişi adına tescil ve ilân edilecek kişinin bizzat tüzel kişi tarafından belirleneceğini, yoksa genel kurul tarafından seçilemeyeceğini ve bu yönde şirket esas sözleşmesine hüküm konulamayacağını belirtelim. Zira, seçimle tüzel kişi yönetim kuruluna üye olmuştur.
Peki, yönetim kuruluna üye olarak seçilen tüzel kişi gerçek kişi temsilcisini değiştirebilecek midir yoksa üç yıl boyunca aynı kişi ile mi devam
edecektir? Elbetteki değiştirebilecektir.
Ancak, tüzel kişi, kendi adına toplantılara katılacak kişiyi değiştirmek istiyorsa şirkete başvurarak yeni kişiyi tescil ve ilân ettirmelidir.
Gerçek kişiyi belirlemek ve değiştirmek hakkı sadece tüzel kişiye aittir. Ancak şirketin, haklı sebeplerin varlığında tüzel
kişiden değiştirme talebinde bulunmaya hakkı vardır.
YENİ TTK’NIN YÖNETİM KURULU ÜYELİĞİ İÇİN ŞART KOŞTUĞU EHLİYET VE EĞİTİM DÜZEYİ ŞARTI
YTTK ile anonim şirket yönetim kurulu üyeliği için getirilen bir diğer şart da, yönetim kurulu üyelerinin ve tüzel kişi üyelerde tüzel kişi adına
tescil edilecek gerçek kişinin tam ehliyetli olmasıdır(YTTK, m.359/f.3).
YTTK, tam ehliyetli olma zorunluluğu yanında, yönetim kurulu üyelerinin en az dörtte birinin yüksek öğrenim görmüş olmasını şart koşmuştur.
Ancak, tek üyeli yönetim kurulunda “yüksek öğrenim görmüş olma” şartı aranmaz(YTTK, m.359/f.3).
Bununla birlikte, yüksek öğrenim şartına ilişkin bu oranın, üye sayısı 2 ve 3 olan anonim şirketler için de bağlayıcı bir nitelik taşıdığı düşünülmektedir.
Zira, 2’nin dörtte biri 0,5, 3 kişinin dörtte biri ise 0,75’e denk gelmektedir.
Oysa, küsuratlı üyelik mümkün değildir. Bu nedenle, anılan hüküm, 2 ve 3 üyeli yönetim kurullarında üyelerden en az birinin yüksek
öğrenimli olmasını gerektirmektedir. YTTK, yönetim kurulu üye sayısı konusunda asgari bir sayı belirlemediğinden dolayı, anılan yükseköğrenimli
üye sayısı yönetim kurulu üye tamsayısına göre farklı şekilde hesaplanacaktır.
Bu çerçevede, yükseköğrenimli üye sayısının, yönetim kurulu üye tamsayısına göre aşağıda belirtilen şekilde olacağını söyleyebiliriz :
Yönetim Kurulu Üye Tamsayısı Yönetim kurulunda Bulunması Gereken
Asgari Yüksek Öğrenimli Üye Sayısı
1 ise şart değil
2-3-4 ise 1 üye
5-6-7-8 ise 2 üye
9-10-11-12 ise 3 üye
13-14-15-16 ise 4 üye
Yönetim kurulu üyeliği için getirilen eğitim düzeyine ilişkin olarak, fıkra gerekçesinde, “Bu suretle yönetim kurulunun nicelik yönünden dü-
zeyi yükseltilmiş ve profesyonel üyelerin seçimine zemin hazırlanarak kurumsal yönetim ilkeleriyle uyum sağlanmıştır.” denilmektedir. Ancak, anı-
lan fıkrada –doğal olarak- yüksek öğrenim alanının belirtilmediğinin altını çizelim. Bununla birlikte, şirket yönetim kurulunda görev yapacak yüksek
öğrenimli üyenin mezuniyet alanının şirket esas sözleşmesine konulacak bir hükümle açıklığa kavuşturulmasının veya kurala bağlanmasının –örneğin; hukuk fakültesi, İ.İ.B.F. işletme bölümü mezunu olmak gibi- mümkün olacağı kanısındayız.
YENİ TTK’YA GÖRE YÖNETİM KURULU ÜYELİĞİNE SEÇİLEMEYECEK OLANLAR
YTTK’nın 359. maddesinin dördüncü fıkrasında “Üyeliği sona erdiren sebepler seçilmeye de engeldir.” denilmektedir. Madde gerekçesine göre,
bu fıkra ile, ETTK zamanında mahkeme kararlarında kabul edilen ve öğretide hâkim olan görüş kanunlaştırılmıştır. Bu fıkrayı 362 nci maddenin
birinci fıkrasının son cümlesi ile 363 üncü maddenin ikinci fıkrası başta olmak üzere ilgili hükümlerle birlikte yorumlanmak gerekir. Buna göre;
Şirket esas sözleşmesinde “yönetim kurulu üyelerinin en çok üç yıl görev yapacağı ve bu süre dolduktan sonra yeniden seçilemeyeceği”
açıkça hükme bağlanmış ise, üç yıl görev yapan üyenin yeniden yönetim
kurulu üyeliğine seçilmesi(YTTK, m.362/f.1),
Şirket esas sözleşmesinde yönetim kurulu üyelerinin nitelikleri be-lirlenmiş ise, bu nitelikleri taşımayan birisinin yönetim kurulu üyeliğine
seçilmesi3(YTTK, m.363/f.2),
Kişinin iflasına karar verilmiş olması yahut ehliyetinin kısıtlanması ya da gerekli kanunî şartları taşımaması hallerinde
yönetim kurulu üyeliğine seçilmesi (YTTK, m.363/f.2)mümkün olmayacaktır.
Bu şartların sonradan kaybedilmesi durumunda ise, ilgili kişinin yönetim kurulu üyeliği, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden
sona erer(YTTK, m.363/f.2).
YENİ TTK’YA GÖRE BELİRLİ GRUPLARIN YÖNETİM KURULUNDA TEMSİL EDİLMESİ
YTTK’da, şirket esas sözleşmesinde açık bir hüküm bulunmak kaydı ile, belirli pay gruplarına, özellik ve nitelikleriyle belirli bir grup oluş
turan paysahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda temsil edilme hakkı
tanınmıştır(YTTK, m.360/f.1). Bu amaçla, yönetim kurulu üyelerinin, belirli bir grup oluşturan pay sahipleri, belirli pay grupları ve azlık arasından
seçileceği esas sözleşmede öngörülebileceği gibi, esas sözleşmede yönetim
kurulu üyeliği için aday önerme hakkı da tanınabilir(YTTK, m.360/f.1).
YTTK’nın bu hükmüyle belirli pay grupları yanında paysahibi gruplarına
ve azlığa da bu olanağın tanınması hukukumuzda bir açılımdır.
Dolayısıyla, kârda, oyda, tasfiye payında veya diğer herhangi bir malvarlığı hakkında imtiyazlı olan bir pay grubuna yönetim kurulunda temsil
hakkı tanınması mümkündür. Söz konusu hak, imtiyaz gibi her paya değil, belirli paysahipleri grupları ile belirli pay gruplarına ve azlığa bir bütün
olarak tanınmaktadır. Böylelikle bu hükümde 478. maddeye de bir istisna getirilmiştir
Bu istisna tarihi sebeplere dayanmaktadır. Çünkü 6762 sayılı
3 Örneğin; şirket esas sözleşmesinde “Yönetim kuruluna üye olarak seçilecek yüksek
öğrenim görmüş kişinin 4 yıllık maliye bölümü mezunu olması şarttır” şeklinde bir dü-
zenleme yer alıyor ise, hukuk fakültesi yahut işletme bölümü mezunu bir kişinin yönetim
kurulu üyesi olarak seçilmesi mümkün olmayacaktır.
4 YTTK’nın 478. maddesinde “İlk esas sözleşme ile veya esas sözleşme değiştirilerek
bazı paylara imtiyaz tanınabilir. İmtiyaz; kâr payı, tasfiye payı, rüçhan ve oy hakkı gibi
haklarda, paya tanınan üstün bir hak veya kanunda öngörülmemiş yeni bir paysahipliği
hakkıdır. 360 ıncı madde hükmü saklıdır.” denilmektedir.
Kanunda bu tür bir istisnaya yer verilmiş olmamasına rağmen Yargıtayın
otuz yılı aşkın süreden beri uygulanan yerleşik içtihadı “grup imtiyazı”nın tanınması yönündedir. Teori ile bağdaştırılması güç olan bu istisna, ilkesel
kararlar ve öğreti ile kendini kabul ettiren bir hukuk haline gelmiştir. Bu yönüyle de Yargıtay kararlarında yer alan ilke kanunlaştırılmıştır.
Sözkonusu düzenlemeye göre, genel kurul tarafından yönetim kurulu
üyeliğine önerilen adayın veya hakkın tanındığı gruba ve azlığa mensup adayın haklı bir sebep bulunmadığı takdirde üye seçilmesi zorunludur(YTTK,
m.360/f.1). Ancak, madde metninden de anlaşılacağı üzere, genel kurul,
haklı bir sebebin varlığında, gösterilen adayı üyeliğe seçmeyi reddedebilir.
Öte yandan, bu şekilde tanınacak temsil edilme hakkı, halka açık
anonim şirketlerde yönetim kurulu üye sayısının yarısını aşamaz. Yine,
YTTK ile, bağımsız yönetim kurulu üyelerine ilişkin düzenlemeler saklı tutulmuştur5(YTTK, m.360/f.1).
Bu hükmün uygulanabilmesi için hem azlığın hem de belirli paysahipleri gruplarının belirlenebilir ve tanınabilir bir şekilde tanımlanması, yani
bir anlamda diğer paysahiplerinden ayrılabilir olmaları gerekmektedir.
Belirli paysahipleri grupları, meslekler ve işletme konuları gibi ölçütlerle
kolaylıkla belirlenebilirler. Önemli olan, azlığın belirlenebilir olmasıdır.
Bunun için, somut olayın özelliklerinin ortaya çıkarabileceği istisnalar bir
yana, yüzdelerin anılması yeterli olmayabilir. Bunun yerine pay senedi
numaraları ve sayıları ayırt edilebilirlilik yönünden daha iyi bir ölçüttür.
5 Buna karşılık, 14.01.2011 tarih ve 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve
Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 28. maddesinin ikinci fıkrası ile, ETTK zamanında
ve YTTK’nın kabul edilmesinden en az bir yıl önce, yani 13 Ocak 2010 itibariyle, esas
sözleşme hükmü ile bazı pay gruplarına tanınmış olan yönetim kurulu üyeliği için aday
gösterme hakkı, YTTK’nın 360. maddesinin birinci fıkrasındaki sınırı aşsa bile müktesep
hak sayılmıştır. Anılan düzenlemenin gerekçesinde ise “Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
360 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının dördüncü cümlesinde öngörülen sınırlandırma, birçok
anonim şirkette önemli menfaatleri ve mevcut dengeleri zedeleyebilecek nitelikte olduğundan ve mevcut esas sözleşme
hükmünün müktesep hak olup olmadığı tartışmalarına yol
açabileceğinden, uyuşmazlıklara meydan vermemek amacıyla ikinci fıkra kaleme alınmıştır.” denilmiştir.
Azlığın iyi tanımlanmaması imtiyazların korunmasına ilişkin hükümlerin
uygulanmasını güçleştirebilir. Paysahibi grupları arasında yan sanayi mensupları, bayiler vs. yer alabilir. Temsil edilme hakkı, bazı kurul üyelerinin
belirli paysahibi grupları arasından seçilmeleri veya bağlayıcı aday önerme hakkı tanınması şeklinde de öngörülebilir(Komisyon Raporu).
Son olarak, YTTK’nın, yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınan
payları imtiyazlı kabul ettiğinin altını çizelim(YTTK, m.360/f.2).
YENİ TTK’YA GÖRE YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN ZARAR SİGORTASI YAPTIRMASI
YTTK’nın 361. maddesi ile yönetim kurulu üyelerine, şirkete verecekleri zararların güvencesi olarak, zarar sigortası yaptırma imkanı getirilmiştir. Anılan maddede “Yönetim kurulu üyelerinin, görevlerini yaparken
kusurlarıyla şirkete verebilecekleri zarar, şirket sermayesinin yüzde yirmibeşini aşan bir bedelle sigorta ettirilmiş ve bu suretle şirket teminat altına
alınmışsa, bu husus halka açık şirketlerde Sermaye Piyasası Kurulunun ve
ayrıca pay senetleri borsada işlem görüyorsa borsanın bülteninde duyurulur ve kurumsal yönetim ilkelerine uygunluk değerlendirmesinde dikkate
alınır.” denilmektedir.
Ancak, bu sigortanın isteğe bağlı olduğunu vurgulamakta fayda vardır.
Zira, yasa koyucu, zarar sigortasını zorunlu hale getirmekten imtina etmiş, hatta bu düzenlemenin getirilip getirilmemesi noktasında dahi çekingen
davranmıştır. Nitekim, anılan maddenin gerekçesinde “Bu hükümde yönetim kurulu üyelerinin görevlerini yerine getirirken şirkete verebilecekleri
zararların güvence altına alınması konusunda ilk çekingen adım atılmıştır.
Batıda yaygın olan bu sigortanın, zararların karşılanmasından çok, profesyonel, sorumluluk bilincine sahip ve görevin gereklerine uygun yetenekleri haiz kişilerden oluşan yönetim kurullarının oluşmasında etken rol oynadığı şüphesizdir. Ancak Ülkemizde bu sigortanın bugün yaptırılması
olanakları hemen hemen yok gibidir. Çünkü bu kadar büyük bir riski Türk
sigorta endüstrisinin taşıyabilmesi mümkün görülmemektedir. Bütün riskin yurtdışına reasüre edilmesi ise üzerinde düşünülmesi gereken bir diğer
noktadır. Ancak hükmün yavaş ve tedricen de olsa gereksinimlere cevap vermesi olasılığı toplumsal politika ve yarar açısından ihmal edilemeyecek
bir katkı olarak değerlendirilmiştir.” denilerek, anılan sigortanın zorunlu
kılınmamasının nedenleri izah edilmiştir.
Dolayısıyla, dileyen anonim şirketler, yönetim kurulu üyeleri için zarar
sigortası yaptırabileceklerdir. Anonim şirketin halka açık olması veya paylarının borsada işlem görmesi durumunda ise, “yönetim kurulu üyelerinin,
şirket sermayesinin yüzde yirmibeşini aşan bir bedelle sigorta ettirilmiş olması” Sermaye Piyasası Kurulunun ve ayrıca pay senetleri borsada işlem
görüyorsa borsanın bülteninde duyurulacak ve kurumsal yönetim ilkelerine uygunluk değerlendirmesinde dikkate alınacaktır(YTTK, m.361).
YENİ TTK’YA GÖRE YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN GÖREV SÜRESİ
YTTK’nın anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin görev sürelerine
ilişkin düzenlemesi ETTK ile aynıdır. Zira, ETTK’nın 314. maddesinde yer alan “İdare meclisi azaları en çok üç yıl müddetle seçilirler. Esas
mukavelede aksine hüküm yoksa tekrar seçilmeleri caizdir.” hükmüne karşılık, YTTK’nın 362. maddesinde “Yönetim kurulu üyeleri en çok üç yıl
süreyle görev yapmak üzere seçilir. Esas sözleşmede aksine hüküm yoksa, aynı kişi yeniden seçilebilir.” denilmiştir.
Dolayısıyla, anonim şirket yönetim kurulu üyeleri en çok üç yıl süreyle görev yapmak üzere seçilebilecek, şirket esas sözleşmesinde tekrar
seçilmelerini engelleyen bir hüküm yok ise, görev sürelerinin bitiminde
yeniden seçilebileceklerdir. Kanunun öngördüğü üç yıllık süre azami olarak belirlenmiştir. Yoksa, genel kurul yönetim kurulu üyelerinin muhakkak
surette “en az üç yıllık” olarak seçer şeklinde bir zorunluluk bulunmamaktadır. Genel kurul dilerse, yönetim kurulu üyelerini bir ya da iki yıl görev
yapmak üzere de seçebilir. Ancak, dört ya da beş yıl görev yapmak üzere seçemez.
Yönetim kurulu üyelerinin genel kurul kararında kaç yıl için seçildikleri belirtilmemişse, bir faaliyet dönemi için seçildikleri kabul edilir ve
seçimler bir sonraki genel kurulda yenilenir.
YTTK ile getirilen bu süre sınırlamasının, ETTK’da olduğu üzere bir istisnası bulunmaktadır. O da kamu tüzel kişilerinin yönetim kurulunda
temsiline ilişkindir. YTTK’nın 334. maddesinin birinci fıkrası ile Devlet,il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişilerinden birine,
esas sözleşmede öngörülecek bir hükümle, paysahibi olmasalar da, işletme
konusu kamu hizmeti olan anonim şirketlerin yönetim kurullarında temsilci bulundurma hakkı verilebileceği belirtilmiştir. Kamu tüzel kişilerinin
yönetim kurulundaki temsilcileri, genel kurul tarafından seçilen yönetim
kurulu üyelerin hak ve görevlerini haizdir(YTTK, m.334/f.3). Ancak, bu temsilciler genel kurul tarafından seçilen yönetim kurulu üyelerinden
farklı olarak-, sadece kendilerini atayan kamu tüzel kişisi tarafından görevden alınabilirler(YTTK, m.334/f.2). Nitekim, YTTK’nın 362. maddesinin
ikinci fıkrasında “334 üncü madde hükmü saklıdır.” denilmiştir. Dolayısıyla, YTTK’nın 334. maddesi gereği atanan temsilciler için, “üç yıllık” süre
sınırlaması sözkonusu değildir. Bu kişiler, kurumları tarafından görevden alınmadıkları sürece, görevlerine devam ederler.
ÖZET VE SONUÇ:
6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu, anonim şirket yönetim kurulunun oluşumu için tek üyenin varlığını yeterli görmüştür. Ayrıca, 6762 sayılı
eski TTK’nın öngördüğü “yönetim kurulu üyelerinin paysahibi olmaları”na
ilişkin gereksiz zorunluluk YTTK’da terkedilmiş, paysahibi olmayan kişilerin de yönetim kurulu üyesi olarak seçilmelerine ve görev yapmalarına
imkan sağlanmıştır. Diğer yandan, YTTK, tüzel kişilerin, tüzel kişilik olarak yönetim kurulu üyeliğine seçilmesine olanak getirmiştir. Yine, YTTK
ile, yönetim kurulu üyelerinin en az dörtte birinin yüksek öğrenim görmüş
olması şart koşulmuştur. Ancak, tek üyeli yönetim kurulunda “yüksek öğrenim görmüş olma” şartı aranmayacaktır. Yeni TTK’da, belirli pay gruplarına, özellik ve nitelikleriyle belirli bir grup oluşturan paysahiplerine ve
azlığa yönetim kurulunda temsil edilme hakkı da tanınmıştır. Bunun yanında, yönetim kurulu üyelerine, şirkete verecekleri zararların güvencesi
olarak, zarar sigortası yaptırma imkanı getirilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nun getirdiği bu yenilikler 1 Temmuz 2012 tarihinden itibaren hayata geçecektir. Buna karşılık,
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre seçilip de YTTK’nın yürürlüğe gireceği 1 Temmuz 2012 tarihinde görevde bulunan anonim şirket yönetim
kurulları, görevden alınmaları veya yönetim kurulu üyeliğinin başka bir sebeple boşalması hâli hariç, sürelerinin sonuna kadar görevlerine devam
edeceklerdir. ETTK’ya göre tüzel kişinin temsilcisi olarak üye seçilmiş bulunan gerçek kişilerin ise, 1 Temmuz 2012 tarihinden itibaren üç ay içinde istifa etmesi ve yerlerine tüzel kişinin ya da bir başkasının seçilmesi gerekecektir.